header-bottom_img header-bottom_img

Mijn winkelwagen:

0 item(s)
×

Registration

Profile Informations

Login Datas

or login

First name is required!
Last name is required!
First name is not valid!
Last name is not valid!
This is not an email address!
Email address is required!
This email is already registered!
Password is required!
Enter a valid password!
Please enter 6 or more characters!
Please enter 16 or less characters!
Passwords are not same!
Terms and Conditions are required!
Email or Password is wrong!

Anlatı

Onderdelen 1 tot 10 van totaal 21

Pagina:
  1. 1
  2. 2
  3. 3

Rooster  Lijst 

  1. Ağıtlar

    Ölüme karşı etkin bir direniş olan ağıt, insanoğlunun ölümle yüz yüze geldiğinde duyduğu şaşkınlığı, korkuyu ve inanmazlığı dayanılır kılma çabasının sonucudur. Bin yıllardır yakılan ağıtlar, Anadolu'da da çok büyük bir çeşitlilik ve zenginlik gösterir. Yaşar Kemal'in Çukurova bölgesinden ve Toroslar'dan derlediği pek çok ağıt, Ağıtlar'da bir araya geliyor. "Gözümün önüne, bir deri bir kemik köylü delikanlının biri çıkacak. Adı Kemal sadık Göğceli, Hemite köyünden gelmedir. Dağ bayır dinlemez, köyünden, dağ köylerinden, obalardan, ovalardan, kasabalardan, ikide bir de kopup gelir Adana'ya, çöker önümüze, ağıtlar, türküler, destanlar serer buruşuk sarı kağıtlar üstüne yazılmıştır. Yaşar Kemal YAPI KREDİ YAYINLARI Yayın Tarihi 2015-04-10 ISBN 9750807480 Baskı Sayısı 6. Baskı Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 272 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Boyut 13.5 x 21 cm
    Meer Informatie
    € 12,95
  2. Soğuk Kahve

    Sıcacık bir kahveden yükselen güzel kokular eşliğinde keyifli bir okuma vaat ediyor Soğuk Kahve. İronik ve mizahi olduğu kadar keskin bir dil. Belki de çoğumuzun gündelik hayatında olan konuları anlatırken sizi ters köşeden bir bakış açısına yatırıp golü ustalıkla atıyor. Hınzır bir zekânın ürünü olan cümleleri sizi gülerken duygulandıracak, çoğu zamansa hayretler içinde bırakacak. Kahraman Tazeoğlu Batman kendi deyimiyle numune bir adam. En azından yazdıkları öyle. Kolay kolay kimseden duyamayacağınız, cesaret isteyen şeyleri açıkyüreklilikle söylüyor okura. Özellikle kadın erkek ilişkilerinin üzerindeki pembe tozu üfleyip altında yatan siyahları ve beyazları soğukkanlılıkla gösteriyor. Ne her erkek bir Romeo, ne de her kadın bir Juliet. Ertürk Akşun Topuklu ayakkabı mı yoksa ben mi? Bir kadını zorlayan bir soru olabilir. ''Çikolata mı ben mi?'' sorusu kadar olmasa da zorlar. Sizler topuklu ayakkabısı ayaklarını vuran kadınlarsınız. Topuklarınızın altında kâğıt mendiller var. Bazılarınızın gözyaşlarını silen mendiller işte, yabancı değiller. O mendiller hep canınızın yandığı yerlerde... Çok adisiniz pembe rujlar, çekici kılıyorsunuz dudakları. Ahmet Batman DESTEK YAYINLARI
    Meer Informatie
    € 11,50
  3. Ömrüme Doğan Güneş

    Kaybolduğum karanlıklar içinde yıllardır aradığım bir ışıktı bu... Beynimin kıvrımlarında ateşlenen bir duygunun bütün ruhumu sarmaladığı o gece, uykularımı kaçıran bir heyecanla, kendimi kontrol edemez bir hâldeydim. Çünkü sabah olunca hayatımda yeni bir sayfa açılacak, hayalini iple çektiğim günlere nihayet ilk adımımı atabilecektim. Bir kara sevdalı gibi ölesiye bir hasretle arzuladığım bu yeni hayatımda dayanılmaz ihanetlerin, yakıcı sevdaları ve gizemli hadiselerin beni pusuda beklediğini nereden bilebilirdim ki! Herkesin bir nebze rol aldığı yaşanmış bu hikâyede: Bir öğretmenin genç beyinlere umut olmak için çıktığı yolda; yürek burkan cefalara, göz yaşartan fedakârlıklara ve mest edici aşklara tanık olmaya hazır mısınız? Halit Ertuğrul NESİL YAYINLARI
    Meer Informatie
    € 8,50
  4. Zor Zamanda Kurt Duruşu

    Ülkemiz uzun yıllar anarşi ve teröre karşı müthiş bir savaş verdi. Büyük bedeller ödenerek kazanılan bu savaşta, görünür görünmez binlerce kahraman görev aldı. Kahramanladan kimileri ıssız bir dağ başında veya sessiz bir köşede kurulan kahpe pusularda hayatlarını feda edip şehit oldular; kimileri ise görevlerini yapmanın huzuruyla, sessiz sedasız köşelerine çekildiler. İşte o müthiş savaşın, karanlık günlerin, o zor saatlerin estirdiği "sert rüzgarların" hafiflediği etkisini kaybettiği günlerde, ülkemizde bazı olaylar meydana geldi. Bu olayları bahane eden bir çok güç ortalığa dökülerek doğru-yanlış, binlerce bilgiyi insanlarımızın beyinlerine boca ettiler. Şahsen, zikrettiğim olaylar neticesinde ortaya atılanları, yazılıp çizilenleri, elimden geldiğince inceleme fırsatı buldum, çoğunluğu maksatlı yazılmış kitapları okudum. Ve gördüm ki ideolojik yaklaşımlardan tutun da, intikama kadar sayısız "Hikaye" anlatılmaktadır. Haluk Kırcı BURAK YAYINLARI
    Meer Informatie
    € 9,50
  5. Sarı Siyah Bursa

    İki usta kalem Ahmet Nacar ve Ahmet Şerif İzgören'den yine ortak bir çalışma, yine mizah dolu nostalji. Ahmet Nacar ve Ahmet Şerif İzgören'in kaleme aldıkları, çizimlerini Sait Munzur'un yaptığı mizah ve duygu dolu Sarı Siyah'ın devamı niteliğindeki bu kitapta, iki can dostunun, Bursa'da başlayan yeni hayatlarında yaşadıkları haylaz ama masum, düşündürücü ama komik, sıcak, coşkulu, hareketli anılarını okurken çocukluğunuza gidecek, yine kahkahalara boğulacaksınız. Akıl vermesini sever insanoğlu. Bir sürü fikrim de hazırda beklerken üstelik, içimden geçen şu: Herkes bugüne kadar hangi tohumu, hangi fidanı biriktirdiyse eksin bir yerlere. Daha çok güzellik, keyif, tebessüm dallarda sallansın, gölgesi olsun insanların. Çocuklar ayağını basacak bir karış toprak, çimen bulsunlar, çiçekleri koklasınlar, dalında erik, kiraz görsünler; varsın dalından düşsünler bir ayva ağacının. Hiç değilse daha sahici, daha elle tutulur olur hayatları. Artık Bursa'dayız Şerif'imle. Bir sürü yeni arkadaş, yeni site, yeni paylaşım gruplarımız var; yeni oyunlar içinde yeni kahramanlarız. Bugünlerden farkımız; elle tutulur, gözle görülür, tadı, tuzu, rengi, kokusu olan şeylerdi yaşadıklarımız. Kendinizi bulacağınız satırlarda, kendi satır aralarınızı yazacaksınız okurken. Gülümseyeceksiniz; sahici, sesli ve içten… Ahmet Nacar Ahmet Şerif İzgören , Ahmet Nacar İZGÖREN YAYINLARI
    Meer Informatie
    € 9,50
  6. Şubatla Gelen Bin Yıl Sürmedi

    Titriyorum… Tıpkı bir sokak köpeği gibi! Üstüme yığın yığın örttüğüm yorganlar battaniyeler kar etmiyor. Ellerimden kan çekiliyor… Tüp bittiğinden çalıştıramadığım soba odanın tüm sıcağını bencilce metalinde toplamış gibi. Allah'ım burada bu soğukta, kimsesiz! Okulu bıraktığımdan ailemin haberi yok, cebimde metelik yok! Bu çılgınlık! Allah'ım bu çılgınlık! Hemen o akşam bakkaldan aldığım bir jiletle kız arkadaşımın önüne oturdum ve "saçlarımı tıraş eder misin!" dedim... Ertesi gün okula gittiğim de başörtümü indirip pırıl pırıl kafamın üzerine şapkamı taktığımda bana acıyan polis memuru (kel sandı beni) fısıltıyla "bacım siz başörtüyle girebilirsiniz." "Sorun yok!" dedi, olan olmuştu gülümsedim polise. Ali Yılmaz TABLET KİTABEVİ
    Meer Informatie
    € 6,50
  7. Birand Bir Ömür, Ardına Bakmadan...

    Bundan kırk sene önce, dış haberleriyle Türkiye’ye Avrupa’nın gündemini getirdi; 32. Gün’le, yaklaşık otuz senedir siyasetin nabzını tutuyor. Yazdığı kitaplarla, çektiği belgesellerle yakın tarihimize ayna tuttu. Tabuları yıkarak Abullah Öcalan ve M. Ali Ağca’yla; Thatcher, Mitterrand, Arafat gibi yaşadıkları döneme damgasını vurmuş politikacılarla röportajlar yaptı. Haber programları, otuz beş yılı bulan köşe yazarlığı, araştırmalar... Kazandığı sayısız ödül ve adının üstünde kopan fırtınalar... O hâlâ zirvede; en çok izlenen haber bülteninin anchorman’i olarak hemen her gün milyonların karşısına çıkıyor. Ancak çok azı, ekrandaki adamın ardındaki hikâyeyi bilir. Bebek yaşta babasız kaldığını; talihsiz bir kaza sonucu, çocukluğunu ve gençliğini ameliyatlarla geçirdiğini; zorluklar içinde büyüyerek kendini yoktan var ettiğini... Defalarca mayınlı tarlada ilerlediği hayatında, son olarak ölümcül hastalığına karşı görkemli bir mücadele verdiğini. Görkemli... Zira Birand kaybetmeyi de kazanmayı da, başarısızlığı da başarıyı da bilmeyen biri aslında. Onun tek bildiği ilerlemek, devam etmek; yeni olanı, yapılmamışı yapmak... Her şeye rağmen, ayakta durabildiği müddetçe, kemoterapi odasında bile... “Kitabı, sadece her gece ekrandan evlerinize konuk ettiğiniz bir ismin bilinmeyen dünyasını ele veren bir biyografi olarak değil, aynı zamanda zorluklar içinde yetişen bir insanın hayatla baş etme, zirveye yürüme yolculuğu ve ‘Türkiye’de gazetecilik kılavuzu’ olarak da ibretle okuyacağınızı umuyorum,” diyor Can Dündar, Birand / Bir Ömür, Ardına Bakmadan kitabının önsözünde. Ve onun çeyrek asırlık çalışma arkadaşı, meslektaşı ve her şeyden önce, bir “yazar” olarak, “ardına bakmadan” yaşanmış bu sıra dışı hayatın hakkını fazlasıyla veriyor. Can Dündar CAN YAYINLARI
    Meer Informatie
    € 19,50
  8. YAZARLARDAN ORJİNAL HATIRALAR

    Yazarı: MUHAMMED KOÇAK Çeviren: Hazırlayan: Yayınevi: CİHAN YAYINLAR
    Meer Informatie
    € 5,00
  9. Kalp Süvarileri

    Münire Daniş TİMAŞ YAYINLARI "Bir dertli kul idim derman arayan..." diye söze başladı Beyazid-i Bestami: Kalbime bir süvari gibi indim. Bütün ellerimle Hakk’ın kapısını çaldım, belâ eliyle çalmadıkça kapı açılmadı. Bütün dillerle izin istedim, hüzün diliyle istemedikçe izin verilmedi. Bütün ayaklarla O’na giden yolda yürüdüm. Yokluk ayağıyla yürümedikçe dergâhına varamadım.. Denildi ki, ‘Ey Bayezid! Nefsinden boş ol. Hiç ol da gel.’ Yıllarca gayret ettim. Ve bir gün sükût edince baktım ve gördüm ki derdim, dermanım imiş.. Şimdi sen başlangıç istiyorsan kalp süvarisi, beden piyadesi ol da yola çık!.. Rabiatül Adaviye, Ebu Hamid Gazali, Şems, Mevlana, Yunus Emre, Hallac-ı Mansur, İbrahim Edhem, İbni Cella, Yusuf b. Hüseyin, Muhyiddin Arabî... Onlar kalp süvarileriydiler; benliklerini aşkla yakıp kül ettiler. Münire Daniş, evliyaullahın hayatlarından dönüm noktası kesitleri öyküleştirdi. "Kalp Süvarileri", aşk bilgelerinin çarpıcı hayatlarını bugüne taşıyor. devamını oku
    Meer Informatie
    € 5,50
  10. Babam ve Ben Bir Çocuğun İktidarla ve Darbeyle Yüzleştiği Anlar

    Tarih yazıcılığı olmazsa devlet ve siyaset adamları için her şey mubah hale gelir. Tarih yoksa vicdan da yoktur. Gerçek vicdan, bir çocuğun kalbinde saklıdır. Babam ve Ben’de Aydın Menderes’in iktidarla ve darbeyle yüzleştiği anlara dair yaşanmış tanıklıklar bulacaksınız. Menderes, bu anları 1950’lerin Türkiye’sindeki gündelik hayatın izlerine sürerek anlattığı için kitap uzun bir roman özelliği de taşıyor. Türkiye’nin demokrasi ve demokratikleşme hikayesi hüzünlüdür... Her denemede oyuncağını kaybeden bir çocuk ortaya çıkar. Menderes bize bu çocuğu anlatıyor biraz da. Aydın Menderes’in anlattıklarında, eşsiz bir babayı kaybeden bir oğlun derin hüznü var. Aynı zamanda bu hüznü tevekkülle taşıyan bir annenin çelikleşmiş iradesinin serancamı... Ve hepsinden önemlisi, demokrasi virajında bir kadının ve çocuklarının trajedisinin kelimelere dökülmüş tanıklığı... Bununla birlikte, Türk siyasetinde iktidara kavuşmayı, gerdeğe girecek damatların heyecanıyla arzulayan birçok insanın hikayesini de gene bu kitapta bulacaksınız. 27 Mayıs’a gülenleri ve ağlayanları Aydın Menderes ile bir daha hatırlayacaksınız. Aydın Menderes’in gözünden Celal Bayar’ı, İsmet İnönü’yü, Süleyman Demirel’i, Sadettin Bilgiç’i, Fatin Rüştü Zorlu’yu ve Adnan Menderes’i okuyacaksınız. Türk demokrasi tarihini anlamak isteyenler için bu kitap, tarihe tanıklığı kaçırılmaması gereken bir belge niteliğini taşıyor. Aydın Menderes UFUK KİTAPLARI-KAMPANYA Yayın Tarihi 2012-09-11 ISBN 6055314255 Baskı Sayısı 1. Baskı Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 397 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Boyut 13.5 x 21 cm
    Meer Informatie
    € 10,50

Onderdelen 1 tot 10 van totaal 21

Pagina:
  1. 1
  2. 2
  3. 3

Rooster  Lijst 

Mijn winkelwagen

Uw winkelwagen bevat geen artikelen.